Lira ölümcül yol ayırımına girdi

Lira ölümcül yol ayırımına girdi

Yaz aylarında kur ve faiz, Türkiye'nin başına büyük işler açacağa benziyor. Ekonomist Devren Evrim Zelyut Dolar/TL'deki durumu 'ölüm kavşağı' benzetmesinde bulunarak, liranın ölümcül yol ayrımına girdiğini kaydetti. Zelyut, Dolar/TL endeks analizinde şu ayrıntılara yer verdi. 

evren grafik

Sarı çizgi dolar endeksini yansıtıyor. Mor çizgide Dolar/TL'si görülüyor. Dolar endeksi nedir? dediğimizde amerikan dolarının küresel manada değerini gösteren bir endeks bir sepet aslında. Bu sepetin içinde amerikan dolarına karşı euro, yen,sterlin, kanada doları isviçre frangı var. Dolayısıyla sarı çizgi ile gösterdiğimiz dolar endeksi yukarı giderse amerikan dolarının küresel manada değer kazandığını varsayıyoruz. 

Yine o kırmızı alan grafik
 
Gelelim ölüm kavşağına kırmızı daireye. Kırmızı dairede ne olduğunu anlamamız için ilk önce şunu konuşmamız lazım. Normal şartlarda sarı ile görülen dolar endeksi yukarı doğru gidiyorsa yani dolar dünyada değer kazanıyorsa haliyle mor çizgiyle gösterdiğimiz dolar TL'nin de yukarı gitmesi gerekirdi. Dolayısıyla burada sarı yukarı giderken dolar endeksi Dolar/TL yan yan gidiyorsa işte burada bir ölüm kavşağı oluşuyor.

Dolar/TL ayrışması 

Neden? İlla dolar TL'nin dolar endeksi ile beraber yukarı çıkmasını beklemeyebilirsiniz.  Yani çıkmayabilir. Peki nasıl çıkmaz? Bunun şartlarını koyduğumuzda, ihracatla bu ülkenin rezervini en az kısa vadeli borcu kadar yani 176 milyar dolarla desteklemişseniz bu bir ölüm kavşağı değildir yani dolar endeksi yukarı çıkarken Dolar/TL'nin de yukarı çıkması beklenemez ve bir şekilde yollar ayrılabilir. Bu da bir ölüm kavşağı olmaz.

Lira'nın durumu

Yada ikinci şartı da Türkiye'nin cari açığı yoksa yani ihracatımız ithalattan fazlaysa milli paramızın değer kaybetmesine gerek yoktur. Yani sarı çizgiyi takip etmek mükellefiyeti yoktur. Yani yan gidebilir bu tehlikeli bir durum değildir. Dolayısıyla ölüm kavşağına girmez. Peki fiiliyata bakalım gerçek durumda bu iki şartı lira sağlıyabiliyormu?
Türkiye'de rezervin durumuna baktığımızda, Merkez Bankamızın rezervi bırakın sıfır olmayı eksi 56 milyar dolarda. Yani bu dış şoklara karşı liranın savunması sıfır durum demektir. Yani dışarda savaş riski gerçekleşti, salgın riski gerçekleşti. Amerikan merkez bankasının agresif bir şekilde faiz arttırmasından bahsediyoruz. Bütün bu riskler küresel manada faizleri yukarı çekerken lirayı koruyacak gerekli rezerv var mı? Yok...
Yakacak rezerv olmadığı için geçmişte 128 milyar doların AKP'nin önceki yıllarında seçimi kazanmak için yaktığından dolayı şu an rezerv sıfıra indi önce daha sonra an itibariyle eksi 56 milyar dolarda.

İşte o kavşak  

İkinci nokta ise; cari açığımız var. Yani ihracatla ithalatı kıyasladığımızda ihracattan bolca dolar ve euro geliyor mu? Gelmiyor, bir de açık veriyor.
Ocak ayında eksi 10.2 milyar Şubatta eksi 7.8 milyar dolar martta eksi 8.2 milyar dolarla toplam ilk üç ayda 26.2 açık verildi? Yani para kaçmış. Dolayısıyla burada ölüm kavşağına girmiş durumda neden yatay gidiyor neden ölüm kavşağıdır? Normalde sarıyı takip etmesi gerekirken yan yan gidiyorsa burada kavşak bir ölüm kavşağıdır. Yollar ayrılmıştır dolar endeksiyle. Yan yan gitmesinin sebebi işte yapay olarak bir baskılamadır. Faiz vererek hareket ettirilmeyen bir elli milyar dolarlık yurtiçi talep var. Normalde bu talep  yurtdışındaki sarı çizgiyi gördüğünde dolara kayacaktı. Artı bir de Türkiye'de enflasyonun arttığını bildikleri için liranın değer kaybettiğini bilen bu kesim dolar endeksini takip edecektir. Ama buna izin vermiyorlar. Nasıl verilmiyor? Yapısal bir çözüm yerine faiz vererek bir şekilde bu mor çizgiyi baskılama altına aldılar. 

Sert hareket riski 

Olay şu; yapısal bir çözüm olmadan yani gerçek bir çözüm olmadan ihracatı ithalattan daha fazla hale getirmediğimiz zaman bunu sonsuza kadar devam ettiremezler. Bu ölüm kavşağında ilerleyen Dolar/TL bir gün yukarıya doğru çıkmaya başlar. 
Yani sarı çizgiyi dolar endeksini takip etmeye başlar. Dolar endeksi tutar kulağından o mor çizgiyi yukarıya doğru çıkartır. Çıkarken de oldukça sert hareketler görme riski var. İşte bu yüzden bu ayırım bu iki çizginin ayrılması eğer ortada gerçekten güzel yapısal bir icraat yoksa bu durum korkutur.

evren grafik

Durumlar iyiye gitmiyor

Kırmızı dairenin içinde işaretlenen bir kavşak noktası var. O kavşak noktasının sağ tarafında Lira bir yöne gidiyor dolar endeksi bir yöne gidiyor. Dolayısıyla dolar endeksi ile Dolar/TL arasındaki ayrışma bir kavşaktan sonra uzaklaşma hayra alamet değil. 
Bunun bir takım sonuçlarına bakılırsa; dolar endeksi eninde sonunda dönecek Dolar TL'yi kulağından yakalayacak çok sert şekilde yukarıya çekecek. Neden? Burada yapısal gerekçeler de açılması lazım. 

Büyük yük 

Dünya Gazetesi'nde Alaattin Aktaş'ın bir yazısı vardı. Kur korumalı mevduat uygulamasının ilk ayında 21 Ocak'a kadar 184 milyar liralık bir hesap büyüklüğü var karşımız diyor. Ve bunun 135 milyarı liradan geçtiğini, 49 milyarı da döviz tevdiyatlarından geçtiğni söylüyor. 184 milyara ilk aydan itibaren bir ayda binen kur yükü 19.6 milyar lira. Gerçekten çok büyük bir yük.  Hazinenin dikişlerini zorlayacak bir büyüklük var karşımızda 

İlk üç ayın kayıpları

8 Nisan itibariyle 10 bin 765 tane mükellef vergi muafiyetine uğradı diyor kur mevzusu ile ilgili olarak. Buradan da hazinenin bir vergi kaybı var. Bu da nerden bakılırsa 10 milyar TL. 20 milyar kur yükü 10 milyar vergi kaybı 30 milyar liralarla oyun mu oynuyoruz. Bu milyarlar hazineden çıkıyor. Hazine bunu vatandaşlardan bizlerden alıyor. 
Bu parayı zam ve vergilerle topluyor ve tefecilere aktarıyor. 
Bu yazının altına Kerim Rota'nın tespiti vardı. Alaattin beyin twitinin altına "Aynı zamanda hocam şunu da hesaba katın. 2020 sonrası stopajdan da bir vazgeçilme durumu var." diyor. Burada da 30-40 milyar liralık bir kayıp daha var. 

Zamlar kapıda

TL yatay gidiyor dolar enkesi kafayı kaldırmış yukarı doğru gidiyor nasıl sabit tutuluyor faiz vererek. Bu faiz bu rakamlar arttığı ölçüde bu zam demektir.  Önümüzdeki aylarda haziranın sonu temmuzun başı gibi yeni zam dalgalarını bekleyin. Çünkü Dolar/TL de orada yengeç gibi yan yan götürülmesi için buna sürekli faizle basması lazım. Haliyle faizle basılması zamlar, zamlarda enflasyonu tetikleyerek yine liraya değer kaybettirecek. 

Bir diğer noktada şu; sadece kur korumalı mevduatın oluşturduğu faiz yüke de değil, AKP ekonomi modelinin tarım ve sanayideki yanlışları da aslında bu işin ana tetikleyicisi. Çiftçi sayısına baktığımızda 13.2'lik düşüşle 5 yüz binin altına indi. 493 bin tane çiftçi var. Yani çiftçi sayısı düşüyorsa üretim azalıyor demektir.  Enflasyonun iki sebebi olduğunu çok iyi biliyoruz. Tarım ve sanayi...

AKP'ye seçim kazandıracak dilim

Tarımda sıkıntı varsa gıda fiyatları yukarı gidecek, sanayide de 15'e yaklaşmış kur seviyesinden yarı mamul ithal edildiğinde o firmalar ucuz ürün üretemeyecek. 114 olan üretici fiyatları endeksinin 120-130'a yaklaşacağını göreceğiz. Bu da enflasyon demek enflasyonda liranın değer kaybı demek. Ve lira değer kaybettikçe işte o Dolar/TL'ye o girdi ölüm kavşağına birazcık daha hareket ettirerek, birazcık daha ilerleterek AKP'ye seçim kazandıracak bir zaman aralığı yaratmanın bedeli milyarlar oluyor. 

Sert hareketler kapıda!

Burada sıkıntı çok büyük. Mesela gıda diyoruz. Gıda da bir rakam vermem gerekirse, hal kayıt sisteminde o kadar bozuk bir model var ki, üretici sayısı 12 bin komisyoncu sayısı 15 bin... 
Böyle bir saçmalık olur mu? Aracıların bu kadar fazla olduğu yanlış bir sistemde elbette ki enflasyon olması biberin 40 domatesin kilosunun 30 lira olması gayet doğal...
Burada sıkıntılı taraf şu; faizle ölüm kavşağında ilerleyen TL'yi sürekli Dolar-TL'yi sabit tutamazsınız. Günün birinde dolar endeksi onu kulağından tutup yukarı sert bir şekilde yukarıya çekecektir. Bunun hazinenin bir kefaretiyle bir takım hataları düzeltmek imkansız. Gerçek hayatta problemlerin düzeltmeleri lazım. Tarım ve sanayi düzeltilmesi lazım. Hazinenin suyu bitecek. Bu yangını söndürmek için itfaiyeci gibi kullanılan hazinesinin suyu bir gün bitecek.  Bittiğinde o ölüm kavşağında yatay hareketin acısı çok kötü hepimizden çıkacak. Ne olacak çok sert yukarı hareketler görülecek. 
Mevzu sadece kendi içimizden kaynaklanmıyor. TL yapılan yanlışlarla bizimle ilgili durum ancak bir de dolar endeksi var. Dolar endeksi niye yukarı çıkıyor dediğimizde; Amerikan Merkez Bankası'nın agresif bir tutumu olacak. 

Devletlerin merkez bankaları 

Geçtiğimiz günlerde Powell yaptığı konuşmada "3-4 mayısta 50 baz puan arttıracağız. Bilançoyu da çok sert şekilde geri çekeceğiz" dedi. Bundan dolayı zaten amerikan tahvil faizlerinde yada o görülen dolar endeksinde yukarı doğru seyirler izleniyor.  Bloomberg sitesinde Merkez Bankalarına ilişkin değerlendirmesi var, bu yılın sonuna kadar G-7 merkez bankalarının varlıklarında 410 milyon dolarlık  bir küçülme olacak. Yani bu devletlerin merkez bankalarının bastığı parayı geri çekecek. 410 milyon dolarlık bir dalga Türkiye dahil gelişmekte olan ülkelere doğru geliyor.
Devekuşu gibi kafayı toprağa sokarak bu beni teyit geçecek diyemeyiz. Büyük arızalar çıkacak. Dolar/TL bir ölüm kavşağından geçti dümdüz ilerliyor. Önümüzdeki dönemde kur yada faizde başımız büyük işler açılacak. Yapısal reformlar bizi kurtarabilirdi. Yani ihracatı arttırmak, adaleti güçlendirmek böylece yatırımcı güvenini artırıp Türkiye'ye para çekmek. Bütün bunları yapmak gerekirdi. Ama reform istasyonunu Türkiye'nin kaçıralı 8-15 durak oldu. Biz çoktan ölüm kavşağını geçtik ve malum sona doğru ilerliyoruz. 

Haber Kategorisi
Özel Haber