Türk halkına büyük kumpas!

Ekonomist Evren devrim Zelyut yeni ekonomi modeli diye anlatılan sistemin aslında ne olduğunu ifşa etti

Ülkemizdeki bazı sivri akıllılar AKP'nin son ekonomi politikasını Mao'nun Çin'de yaptıklarına benzetiyorlar. Mao büyük iktisadi ve siyasi güç yaratmış ama Çin halkına acı bir reçete uygulayarak büyük bedeller ödetmişti. Şimdi güya Erdoğan da aynı şekilde büyük Türkiye için halka acı bir reçete sunuyor ve ulusal kurtuluş savaşı başlatıyormuş! İşte bu tam bir palavra!

Haydi yalanı ortaya çıkaralım; önce Mao, Çin'de ne yapmış kısaca ona bakalım:

1949-1958 Birinci Kalkınma Planı ile Çin savaş sonrası yıkıntılarını temizlemek için yola çıkar. O zamanlar Sovyetlerin planlı ekonomilerinin başarısı dünyayı sarmıştır. Çin de 1953 yılında ilk beş yıllık planını yapar. Ülkeye Rus uzmanlar dolar, Çinli öğrenciler Rusya'da başta mühendislik olmak üzere eğitime başlar. Çin ekonomisi alt yapıyı tamir eder ve ağır sanayiyi adeta bir takıntı haline getirir. Bu dönemde tarımda kooperatifleşme başlar, 6000 Sovyet danışman ülkede faaliyet gösterir. Enflasyon üretimle birlikte düşmeye başlar.

1958-1962 Yüz Çiçek Dönemi ile Mao, özgürlükçü bir düşünce ortamının feodal yapıdan komünist döneme geçerken gerekli olduğunu düşünür. 1957 yılının Şubat ayında 'İnsanlar Arasındaki Ayrılıkların Doğru Ele Alınması' isimli konuşmasında "Yüz çiçek açsın ve yüz düşünce okulu çekişsin politikasını yürütmek Marksist ideolojiyi zayıflatmayacak, güçlendirecektir." demiştir.

Ancak hükümete eleştiriler o kadar artar ki 800.000 civarı entelektüel işinden edilir, çalışma kamplarına sürgüne gönderilir.

1958 İkinci Kalkınma Planı ile tarımda büyük işler yapılır, özel tarım üretimi yasaklanır. Toplum devlet tarafından komünler şeklinde organize edilir. 20 ile 100 bin kişiden oluşan 24 bin komün meydana gelir. Komünler ürettikleri tarım, demir, çelik ürünlerinden onları hayatta tutacak kadarını alır gerisini devlete verirlerdi.

Mao ağır sanayide 15 yıl içinde İngiltere'yi yakalamayı kafasına koyar. Halkı komün denilen gruplarda çalıştırır. Ancak 1959-1962 arasındaki kuraklıkla beraber tarımdaki komünler açlıktan kırılmaya başlar. 1958-1961 yılları arasında araştırmacılar 16-30 milyon Çinlinin hayatını kaybettiğini hesaplamaktadır. Köylünün yiyecek alması kapatılan serbest pazarlar nedeni ile engellenmiş büyük trajediler çıkmıştır.

1966 Kültür Devrimi ve 3. Beş Yıllık Plan Çin halkına ağır bedeller ödemiştir. Mao devrimi ayakta tutmak, bürokrasiyi önlemek için yeni bir hareket başlatır. Kızıl Muhafızlar büyük terör yaratır ve üretim iç istikrarsızlıkla düşer. Lakin sektörler bazında geçmişe göre büyük artışlar yaşanır.

1971-1978 4. ve 5. Beş Yıllık Planlar döneminde, özellikle 1976 yılında Mao'nun ölümünden sonra Çin'de büyük değişimler görülür. Deng Xiaoping'in başkan olması ile tıkanan ekonomiyi daha da büyütmek için Çin ekonomisi yavaş yavaş serbest piyasa ekonomisine geçmeye başlar. Bu stratejilerini "Kafesteki Kuş" olarak özetlerler. Kuş piyasa ekonomisidir. Kafes ise Çin devletinin çizdiği sınırlardır. Kuş o kafeste istediği kadar uçabilir.

Türkiye'de an itibari ile söylenen kalkınma modelinin halkı refaha götürmeyeceğini, AKP'ye de bu aklı verenlerin Mao'yu çok iyi tanıyan insanlar olduğunu söyleyebiliriz.

Refah neden Türkiye'ye gelmeyecek? Çünkü Türkiye'nin tarımdaki çökmüş modelini değiştirecek bir tane dahi reform yoktur. Türkiye'de çiftçi sayısı 2017 yılında 2,1 milyonken şimdi 547 bin civarındadır. Ekili biçili arazi sayısı 23 milyon hektardan son 15 yılda 19 milyon hektara düşmüştür. Çiftçi üretimi modern tekniklerle değil 30/40 yıl önceki yöntemlerle yapmaktadır. Mamuller aracılar tarafından yağmalanmakta, ne üretici ne tüketici mutlu olmaktadır.

Sanayi dışa bağlı üretim modeli ile çalışmış, rezervler suyunu çekmiş, üretim durmuştur. İhracatta gerçekten para kazandıran, ülkeyi büyütecek yüksek teknoloji içeren ürünlerin payı %3 civarıdır. Türk sanayisinin dış girdi bağını kırmak, yüksek teknoloji üretmek için bir tane dahi reform yapılmamıştır. Oysa 1976 yılı sonrasında Çin'i bir dev haline getiren reformlardan bazıları bakın şunlardır:

*1979 yılında Çin ve Yabancı Sermaye Ortak Girişimler Yasası,

*1983 yılında Ticarî Markalar Yasası,

*1985 yılında Patent Yasası yine aynı yıl Yabancılarla Ekonomik Sözleşmeler Yasası yürürlüğe girmiştir.

*1986 yılında Yabancıların Mülkiyetindeki İşletmeler Yasası yapılmıştır. Bu liste sayfalarca devam etmektedir.

ÇKP'nin yani Çin Komünist Partisi'nin her toplantısı reformlar doğurur. Bu reformlar ise yaşama geçer. Çin bu nedenle büyük bir devlettir.

Hile nerede sorunuzu daha iyi cevaplayayım mı? Şimdi Türkiye'de bazıları Lira'nın çakılan değeri ile ihracatın artacağını söylüyor. Ama bu gafiller üretimle ithalatın da arttığından habersiz ya da sessiz kalıyorlar. Lira'nın çakılan değeri ile oluşan enflasyonun halkı ezmesi umurlarında değil. Dışarıya satılan ürünler ise para getirmeyen düşük teknoloji içeriyor.

Türk halkı özellikle orta gelir grubu alt gelire dönüşürken, sefaletin içindeki halka sadece ekmek vererek, Mao'nun komünlerinde yaptığı gibi güya ucuz işgücünün Türkiye'yi kalkındıracağı yalanını atıyorlar.

Mao toplumu komünlere bölüp eline bir ekmek verdi ve ölesiye çalıştırdı. Ancak Türk orta gelir grubunu köle yapmak, ucuz işgücü haline getirmek, sonra da bu yöntemle Türkiye kalkınacak demek sizce halka ihanet değil midir? Çünkü AKP'nin bu modeli gelecekte de Türkiye'yi Almanya, Çin, Amerika yapmaktan uzak bir sistemdir.

Bakın bu konuyu daha da açayım, hadi diyelim ki bizler kendimizi feda ettik? Ama Mao halka sadece bir ekmek verirken binlerce reform gibi karar da almıştı. Eğitim sistemi şaha kalkmış. Sanayisi büyümüştü. Türkiye'de eğitim sistem ne durumda? Sanayi ve tarımda hangi reformlar yapıldı da gelecek bizler için daha iyi olacak?

Olan biten şudur: AKP beceriksiz ve sefalet yaratan politikasına umutsuzca kılıf aramaktadır. Milyonlarca Türk insanını sefalete sokarak devrim ya da kurtuluş savaşı verilemez çünkü bu savaşın yan unsurları ortada yok!

Mustafa Kemal askerî kurtuluş savaşını verirken orduyu dağların tepesinde, soğukta uyuyarak yönetti. Kurtuluş savaşını verdiğini iddia eden lider Saray'da uçaklar ve makam arabaları içinde, savurganlık yaparak bu işi yapamaz.

Anlatılan her şey koca bir yalan. Başka bir şey değil.

Haber Kategorisi
Özel Haber