Kurda geliyor gelmekte olan!

Sürekli yazılarımızda şunu söyledik: Dolar/TL'nin değeri sadece Erdoğan'ın yanlış politikaları ile yükselmiyor

Sürekli yazılarımızda şunu söyledik: Dolar/TL'nin değeri sadece Erdoğan'ın yanlış politikaları ile yükselmiyor. Dış alemden gelen, özellikle ABD kaynaklı etkiyi de yabana atmayın. Amerika'da salgında basılan 4,4 trilyon dolarla birlikte, 8,8 trilyon dolara yükselmiş para miktarının bu ülkede enflasyonu artırdığını çok konuştuk. Şimdi Amerikan Merkez Bankası (FED) bu parayı çekmek için harekete geçecek. Önceki yazımızda bunu detaylı anlattık. Ancak Mart ayında faiz artışı, Haziran ayında da bilanço küçültme yani para miktarının daraltılması olarak beklenilen hamleleri destekleyecek yeni veriler geldi.

Nedir bu veriler? Hemen söyleyelim: ABD'de işsizlik oranı %4'ün altına düştü. %3,9 olan rakam Mart ayında FED'in faiz oranlarını yükseltmeye yardımcı olması beklenen, sıkı bir işgücü piyasasının kanıtlarına dair katkıda bulundu.

Ayrıca ortalama saatlik kazançlar, Aralık ayında bir önceki aya göre %0,6 ile tahminin üzerinde yükselerek Nisan ayından bu yana görülen en büyük artışa ulaştı. Ücretler ise bir önceki yıla göre %4.7 yukarı gitti.

Amerika'da görülen sürekli ücret artışları, işverenlerin işçileri çekmek ve elde tutmak için daha fazla ödemeye istekli olduğunu vurguluyor. Bu da dönüp talebi artırarak enflasyona güç sağlıyor.

Sonuç olarak işsizliğin düşmesi, faiz artırımı ve para miktarını azaltma için FED'e bir dayanak veriyor. Faiz artınca yatırımlar azalır, işsizlik artar diyebilirsiniz ama işsizlik oranı o kadar düşük ki, faizin birazcık artmasının FED açısından önemi yok. Aksine harcamaları ve para miktarını azaltarak enflasyonu düşüreceği için çok daha güzel bir hamle olacak.

Diğer taraftan gelir artışları talebin artacağını ortaya koyuyor. Talep arttıkça fiyatlar yukarı gitmez mi? O zaman FED enflasyonun artacağını anlıyor ve yukarıda bahsettiğimiz faiz düğmesine basılması kesin bir hâl alıyor. Amerika faizi artırıp, parasal miktarı küçültünce Türkiye'de zaten kıt olan dolar daha da kıtlaşmayacak mı? Kur yukarı gitmeyecek mi?

FED etkisi varken, Türkiye'de kamu, kuru borç para ile, Körfez'den gelen sermaye ile, içeride uydurma finansal ürünlerle nereye kadar tutabilir? Türkiye'de tarım ve sanayi ürettikçe ithalat yolu ile zaten döviz açığı oluşmuyor mu? Rezervlerimiz dibi delik kovaya dönmüş durumda değil mi? İhracat kovayı dolduruyor ama ithalata dayalı üretim metodu boşaltmıyor mu?

Ortada çok net bir gerçek var: Kurda geliyor Atlantik'ten, gelmekte olan!

Haber Kategorisi
Özel Haber