EYT Krizden tek çıkış yolu

'Emeklilikte Yaşa Takılanlar'a haklarının verilmesi ve Kılıçdaroğlu'nun 'Kara Kış Fonu' an itibari ile yaşadığımız krizden tek çıkış yoldur. Bakın size tek tek açıklayayım, 

 

Analiz: Evren Devrim Zelyut

 

Türkiye'nin sahip olduğu yanlış sistemin üzerine, salgınla gelen enerji ve emtia fiyatlarındaki artış binmedi mi?

Peki ne olacak? Vatandaş bu yükün altında salgın kaderdir diye ezilmek zorunda mı? Burada bir kurnazlık yaparak her ülkede enerji maliyeti arttı demek adalet midir? Hayır. Çünkü geliri 50-60 bin dolar olan bir ülke vatandaşı ile geliri 8 bin dolar olan Türkiye vatandaşı bir midir? Hangisinin dayanma gücü daha fazladır? Siz daha salgın öncesinde bölüşümde adaleti yok etmiştiniz. Nasıl mı? Devletin muazzam büyüklükteki kaynaklarını yandaşlarınıza ayda 3-5 maaş vererek, bankamatik memurluğu başlatarak, belirli kesimlere milyarlık ihaleleri vererek... Toplumun geniş kesimlerinin geliri azalmış, şimdi enflasyon azmış, kudurmuş ise, burada oluşan sefaleti salgına bağlamak en basit ifade ile yalancılıktır.

Peki toplumun bu kış yaşadığı krizden düşük hasarla çıkması, ekonomide gelir eksikliğine bağlı talebin düşmemesi, alışverişin canlı olup piyasalarda büyük bir durgunluğa girmemek için ne yapılmalıdır?

Cevap basit: EYT hakkının teslimi ve Kara Kış Fonu. EYT siyasi bir slogan değildir; bir zorunluluktur. Çünkü Türk ekonomisinde gelir dağılımı öylesine bozuktur ki, mutlu bir azınlık, bir eli yağda diğer eli balda yaşıyor ama bu azınlığın yaptığı harcamalar ile ekonomi canlanamıyor.

Paranın tüm vatandaşa yayılması lazım. Peki nasıl olacak bu? Elbette ki bir mekanizma gerekli. O zaman EYT en ideal mekanizma olmaz mı? Bu insanlar çalışmış, ter dökmüşler. Havadan bir para istemiyorlar. Sizin 5 firmaya, yandaşlarınıza verdiğiniz para kadar bir büyüklük işi görecek. Yapılan hesaplamalar tüm EYT'lilerin devlet bütçesine büyük yükler getirmediğini gösteriyor. Ya da şöyle diyelim rakam büyük olsa da yandaşlara verilenlerden daha az. O zaman burada bir tercih devreye giriyor. Yani kaynaklar kime akacak? Benim adamım mı parayı yiyecek, vatandaş mı?

Bakın son faiz indirimleri de derde derman olmayacak. Çok net söylüyorum, kredi genişlemesi parayı belirli kesime verecek. Onlar da gidip dolar, altın, hisse, coin alacaklar. Üretime tek kuruş gitmeyecek. Peki ne olacak işin sonunda? Vatandaşta para yok üretilen ürünleri alamıyor, ürün fiyatları tam gaz yukarı gidiyor, kredi genişlemesi doları patlatacak…

Çözüm belli ama mevcut bölüşümden, paradan vazgeçmeyen bir yönetim var karşımızda. Bana, hep bana, diyen bir yönetim… Ondan olmayana ise su bile yok.

Sözün özü bu kış halk desteklenmezse büyük bir durgunluk ve sefalet bizleri bekliyor. Genişletici politikalar yandaşı değil halkı içermezse sonumuz iyi olmayacak.

Haber Kategorisi
Özel Haber