DXY dolar/TL'deki istikrarı ne zaman bitirir?

Ekonomi yönetiminin yaptığı bir hata var o da şu: Dolar/TL'nin değerinin sadece yurtiçindeki gelişmelere bağlı olduğunu sanıyorlar

Ekonomi yönetiminin yaptığı bir hata var o da şu: Dolar/TL'nin değerinin sadece yurtiçindeki gelişmelere bağlı olduğunu sanıyorlar. Oysa an itibari ile konuşmasak da "Dolar Endeksi" kurun nereye gideceği konusunda oldukça etkili olacak. Özellikle şimdi düşmüş gibi gözüken kurun 2022 yılında kaderinin ne olacağı da bu endekse bağlı.

Dolar Endeksi (DXY) kısaca, Japon Yeni, Euro, Kanada Doları, İngiliz Sterlini, İsveç Kronu ve İsviçre Frangı'na karşı Amerikan Doları'nın değerini gösteren bir endeks. Bu endeks değer kazanırsa doların güçlendiği, düşerse doların zayıfladığı söylenir. DXY'nin yukarı çıkması için Amerikan ekonomisinde işlerin iyi gitmesi gerekiyor.

DXY yukarı giderse Türkiye'de dolar/TL'de buna kayıtsız kalamaz. Sürekli çıkışlarda kurun yukarı gittiğini izleyebilirsiniz. DXY verilerine baktığımızda, Mayıs ayında 90 olan değerin Ağustos ayında 92, Kasım ayında 94, Aralık ayında ise 96'ya vurduğunu görüyoruz. Yani dolarda küresel olarak da değer kazancı söz konusu.

Bunun sebebinin kökleri ise, Amerika'nın 2020 Mart ayından önce 4,1 trilyon dolar olan parasal varlıklarını, salgında firmalar ve hane halklarına destek olmak için 8,7 trilyona çıkarmasında saklı. Para miktarının artması ile ne oldu? Enflasyon yukarı çıktı. En son açıklanan PCE yani kişisel tüketim harcamalarına baktığımızda, endeks aylık yüzde 0.6, yıllık yüzde 5.7 arttı. Yıllık artış 1982'den beri en büyük artış olarak kayda geçti.

Çekirdek PCE ise yıllık yüzde 4.2'den yüzde 4.7'ye yükseldi. Ticaret Bakanlığı'nın verilerine göre Kasım'da kişisel gelirler yüzde 0.4, harcamalar yüzde 0.6 ile tahminlere paralel arttı. Harcamalar Ekim'de yüzde 1.4 artmıştı.

Eğer Amerika'da enflasyon artıyorsa FED faiz artırarak bu parayı geri çekecektir. Zaten son toplantısında eğilimin de 2022 için 3 faiz artışı olduğu anlaşılmıştır. O zaman DXY yükselişi ve bağlı olarak kur artışını görmek şaşırtıcı olmasa gerek.

Amerika ekonomisinde işlerin iyi gittiğini ve bu toparlanma sonucu FED'in para miktarını kısacağı diğer makro verilere baktığımızda da karşımıza çıkmaktadır. Örneğin dayanıklı tüketim malları siparişlerine değişimde son üç ayda 260 milyar dolardan 268 milyar dolara çıkış var. Yeni ev satışları ise 700 bin civarında ki bu salgın başında 500-600 bin ünite idi. Perakende satışlarda ise rakamlar gayet güzel. Salgın başında 500 milyar dolar olan rakam 600-650 milyar dolar civarına ulaşmıştır.

Gelelim en önemli veriye: İşsizlik %4.2'ye düştü. Veri 2020 Kasım ayında %6,7 idi…

Bütün bunların söylediği çok net: Gümbür gümbür faiz artırımı geliyor. Bu faiz artırımları ise Türkiye'de kuru yukarı çekecek. Buna karşı durabilmek için Erdoğan Körfez'den ve Azerbaycan'dan getireceği dolarlara güveniyor. Ama taşıma su ile değirmenin döndüğü görülmüş müdür? Ya da kaç tur döner? Türkiye kaç ay idare eder? İşin sonunda kur Türkiye'de yine kopup gidecek, çünkü üretime değil borca dayanan bir modelin başarılı olması hayatın olağan akışına aykırıdır. 

Haber Kategorisi
Özel Haber