Lirayı bekleyen malum son!

İmalat ve turizmi çökmüş, rezervleri bitmiş, salgında çuvallamış ekonominin eli kolu bağlı durumdadır

Dün TUİK tarafından işsizlik rakamları açıklandı. İddialarına göre "işsiz sayısı 2021 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 275 bin kişi artarak 4 milyon 511 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,9 puanlık artış ile %13,9 seviyesinde gerçekleşti." 

Alışverişe çıktığınızda vitrinlerde görmüşsünüzdür 49,99 TL diye etiketler olur. Burada amaç algıyı 49'a odaklamaktır. 50'li rakamlar zihinde yüksek bir çağrışım yaparken başında 4 rakamı olan bir sayı, algı oyunuyla daha düşükmüş gibi hissettirir.

TUİK'in hokus pokuslarını biliyoruz bize anlatma diyorsanız rapordan başka bir bölüm aktarayım size: Vatandaş bu işsizlik rakamlarına inanmadığı için TUİK mecburiyetten işgücü raporları içine 'Atıl işgücü oranı' diye bir veri koydu. Bu rakam şu veya bu şekilde işsiz olan tüm vatandaşı kapsıyor. Açıklamaya göre, "Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2021 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 1,7 puan artarak %27,4 oldu."

Sözün özü devletin kurumunun iddiası toplam işsizliğin %27,4 olduğunu söylüyor. Buna bir rakam deyip geçemezsiniz. Buna alışamazsınız. Bunu kabul edemezsiniz. Bu rakam bir trajedidir. Bu rakam pazarlardaki artıklardan beslenenler var demektir. Bu rakam Halk Ekmek önünde 1 Lira tasarruf için soğukta, sıcakta kuyrukta bekleyenler var demektir.

Ve bu rakamın en önemli sonucu AKP'nin %25 altına inmesidir. Ben "Avrasya Yatırım" isimli YouTube kanalımda ve internet sitemde sürekli olarak şu gerçeği söyledim: "Bağımsız güven endekslerinin 50'li rakamlara inmesi AKP'nin %25 altına inmesidir."

Şimdi bakın KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır ne diyor? "AKP çekirdek seçmeni 22-23 aralığına kadar geriledi!"

İşsizleri artan ülkenin parası ne olur?

Türkiye'de işsizlik üretim olmadığı için var. Üretim olmadığı için ne ülke ne insanlar para kazanıyor. Ülkenin de insanların da cebi boş. Gelirler azalınca rezervler boşalınca ne oluyor? Lira değer kaybediyor. Boş rezervler kırılgan bir ekonomi yaratıyor. Yani dış ve iç olaylar milli paranın değerini çok fazla etkiliyor.

Bakınız Türkiye'de dolar/TL'nin yükselmesinin ana sebebi AKP'nin dışa bağlı bir ekonomi yaratmasıdır. Tarımda, sanayide girdi bazında bağımlı olmak elimizde avucumuzda ne varsa bitirdi. Bu nedenle Amerikan Merkez Bankası FED'in dolar musluğunu açma ya da kapama kararı Lira'nın değerini yakından etkiliyor.

FED'in vereceği bu karar üzerinde oldukça etkili olan bir rakam da dün açıklandı. ABD'den tüketici fiyat endeksi yani enflasyon verisi geldi. TÜFE'de beklenti %4.7 idi. Açıklanan rakam ise %5 oldu. Bunun anlamı çok basit: Amerikan tahvil faizleri yukarı gidecek bu da doları değerli kılacak, ABD tahvilleri mıknatıs gibi Türkiye'den dolar çekecek.

Amerika'ya Brüksel'de NATO Zirvesi'nde S-400 dahil her tür tavizi verecek AKP yönetimi kurda geçici bir rahatlama peşindeydi. Çarşamba ve Perşembe günleri CDS'lerin buna bağlı düşüp kurun 8,50 altına indiğini de gördük. Ama ekonomisinde kalıcı sorunları olan Türkiye NATO toplantısı gazı ile nereye kadar Lira'nın değerini koruyabilir? Dolarda son sözü daima FED söyler ve görülen o dur ki, FED salgında bastığı 4 trilyon doları çekme işini artık ciddi ciddi düşünecek. Çünkü enflasyon yüksek rakamlara ulaştı.

Sözün özü, imalat ve turizmi çökmüş, rezervleri bitmiş, salgında çuvallamış ekonominin eli kolu bağlı durumdadır. Üstüne bir de Amerikan faizi yukarı gittikçe dolar/TL de malum sona, yani çift haneye doğru yürüyecektir.

Kaynak: EVREN DEVRİM ZELYUT

Haber Kategorisi
Ekonomi